Neredeyse Her Şeyin Kökeni

        Eğer yerleşmiş bir tercüme geleneğimiz olmasaydı, Türk(çe) okurları için pozitif bilimlere dair yazılmış olan kitaplar sadece üniversite kütüphanelerinin raflarında kalırdı. Hani şu hiçbir albenisi olmayan beyaz kapaklı, cildi yamuk, puntosu ciddi ve ismi haddinden fazla uzun akademik kitaplardan bahsediyorum. Yazanın övünemediği, basanın kazanamadığı, satış oranları yok’a yakın kâğıt ziyanlıkları. Külfetli ve ağdalı dille yazıldığı için kimsenin okumadığı, okusa da anlamadığı, anlamadığı için eleştiri yazamadığı ve işte tam da bu sebepten ilmî hiçbir ilerlemeye basamak olmayan orman düşmanları. Hepsi, günün birinde taşınırken sırf ağır olduğu için geri dönüşüme gönderilmeyi bekleyen bürokratik kırtasiye malzemeleri.

        Onlar adına harflerden özür diliyorum. Boşuna sarf edildikleri için.

     Neyse ki artık popülerleşen ama popülerleşirken âdileşmeyen bir bilim anlatısı hızla ilerliyor dünyanın bir yerlerinde. Harari’nin liste yıkan Sapiens’inin ardından bilimin asık yüzünü biraz da olsa güldüren, eleştirilebilir kitaplar yayınlanıyor.

       Ortalama okurun zevkine sunulduğuna göre, ortama hâkim olduğu iddiasını taşıyan bir okur olarak hakkında birkaç söz yuvarlayacağımız bir kitap var elimizde. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan New Scientist’in yayınladığı Neredeyse Her Şeyin Kökeni adlı kitap hevesle alınmayı ve heyecanla sayfaları karıştırılmayı hak ediyor. Muhteşem bir cilt, göz kamaştıran bir kapak, hayran kalınası bir üslup ve iyiden de iyi bir tercüme karşılıyor bizi. Giriş yazısı da Stephan Hawking’den. Âlâ.

          Ama bir dakika!

     Çok yabancısı olmadığım konulardan, daha doğrusu sorulardan bahseden “Evren” başlıklı bölümü okuyup bitirdiğimde hiçbir şey anlamadığımı fark ediyorum. Kullanılan dilin ve ilk bakışta laf söylenmesi ayıp kaçacak gibi görülen emek mahsulü görsellerin hafızamda bir izine rastlamayınca şaşırıyorum.

        “Elbette hata bendedir” deyip, bir kez daha dönüyorum metne. Yoo! Yine bir şey anlamadığım gibi sorulara da cevap alamıyorum. Kendi sorduklarıma değil elbette bu dediğim, kitabın kendi sorularına cevap vermediğini görüyorum. Üslubun şahaneliği manayı uzaklarda bir yerlere gizliyor gibi; bulamıyorum.

          Kitapta “Yıldızlar neden parlar?” sorusuna cevap yok; varsa da teknik terimler arasında kaybolduğum için ben anlamıyorum.

        Mesela, “Bunları, genellikle Büyük Patlama’nın ‘ardıl ışıması’ olarak adlandırılan ve tüm uzaya yayılmış mikrodalgaların zayıf parlaması olan ‘kozmik artalan ışıması’ gözlemlerinden biliyoruz” cümlesinde hakikaten neyden bahsettiğini siz anladınız mı?

       Yıldızların farklı renk ve boyutta olmaları ise şöyle açıklanıyor: “Bu farklılıklar, yıldızların kütlelerindeki rastgele değişikliklere bağlıdır. Yıldızların yaklaşık yüzde doksanı anakol yıldızlarıdır ve hepsinde aynı olay gerçekleşir: Yıldız çekirdeğindeki hidrojen çekirdekleri, füzyon adı verilen bir süreçle kaynaşarak helyuma çevrilir. Bir yıldızın kütlesi ne kadar büyükse merkezi de o kadar sıcaktır ve hidrojeni de o kadar hızlı kaynaştırır – dolayısıyla yıldız da o kadar parlak olur.”

          Anladınız mı?

         Gerçekten?

         Anakol yıldız ne demek? Peki ya füzyon? Niçin helyuma çevrilir? Hidrojenin kaynaşması ne anlama gelir?

         Bu cümleyi okuduktan sonra şunu çok iyi anladım ama itiraf edeyim: Sıcak hidrojen parlamaya yol açar!

         “İlahlara tapınmaya ne zaman başladık?” sorusu, niye tapınmaya başladığımızın cevabını vermiyor. “Tekerleği icat etmek neden bu kadar uzun sürdü?” adlı başlık da soru işaretinin boynunu bükük bırakıyor?

        Kısacası bu muhteşem kitap, isminin vaat ettiğinden de öte bir dağınıklığı sahip olan nedenden fazla nasılla ilgilenen bir çalışma. İlginç bilgiler alabileceğiniz profesyonel bir Wikipedia yani. Büyüsünden daha az şey anlatan görsellerine, internet bilgisine muhtaç kalınacak bilgi karmaşasına rağmen arkadaş ortamında övünülesi bir malumatfuruşluk kazandıracak bir kitap bu. İyi ki yayınlanmışlar listesinde, en başta olmasa bile, başa yakınlarda durması gerekiyor. Ortalama bir okura (yani burada bana), eleştirilebilir bir kitap yayınlama cesareti gösterdiği için İş Bankası Kültür Yayınları her türlü takdiri hak ediyor.

Semih Doğan

Sapiens logo.png
düşünmek savaşmaktır...

sapiens yayınları

düşünmek savaşmaktır...

0531 217 05 22

0532 312 42 96

© 2019 by Ömür Aydın

  • White Twitter Icon
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon